Merhaba Web Sitemize Hoş Geldiniz. Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?

Çalışma Günleri : Hafta İçi Hergün 08:00-18:00
  Telefon : +90- 258 263 33 30

All Posts in Category: Tedavi Çeşitleri

kanal tedavisi

Kanal Tedavisi Nedir Nasıl Yapılır

Kanal Tedavisi Nedir?

Çürük ya da travma gibi sebeplerden ötürü dişin iç kısımlarında bulunan sinirlerinin, iyileşme olanağının kalmadığı ya da öldüğü durumlarda uygulanan bir tedavidir. Dişin içindeki sinirlerinin alınması, diş kökü kanallarının mikroorganizmalardan arındırılması ve bu kanalların genişletilerek daha sonrasında doldurulması işlemidir.

Neden Kanal Tedavisi Yapılır?

Çürük ya da travma sebebiyle kötü durumdaki dişlerin mikroplu kısımları temizlenerek, bir süre daha o dişin ağızda kalmasını sağlamak amacı ile yapılır.

Kanal Tedavisi Yapılan Dişin Kullanımı Ne Kadar Sürer?

Doğal dişlere oranla daha hassas ve kırılgan bir yapıya sahiptir. Gerekli şartlar ile yapılan bir operasyon, o dişin ömür boyu kullanılmasını sağlayabilir. Önemli ölçüde riski bulunmayan bu tedavinin amacı, vücudun benimsemiş olduğu parçasını kullanılır hale getirmektir.

kanal tedavisi nasıl yapılır

kanal tedavisi nasıl yapılır

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hastaya anestezi yapılarak uyuşturulur ve ardından dişin çürüğü temizlenir ve içine bir oyuk açılır. Sinirlerin bulunduğu bölgeye ulaşılır ve dişin bu kısmından özel aletler sayesinde kanallara girilerek oluşmuş bakterilerden temizlenmesi için çeşitli işlemler uygulanır ve temizlenir. Daha sonra sinir odası ve kanalların içinin durumuna göre ilaçlarla doldurulur ve geçici dolgu ile üzeri kapatılır. Dişte ve diş etinde herhangi bir iltihap, apse vs. var ise tedavi süresi uzayacaktır. Çünkü bu durum iltihaplı dişlerin pansumanlar yapılarak iyileştirilmeye çalışılacağından tedavi uzar. Bu sürenin ne kadar olacağı ise tamamen dişin durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bu süre zarfında tedavi devam ediyor olacak ve bir takım sorunlarla karşılaşılabilecektir. Seans aralarında ağrı ve yüzde şişme olabilir. Bu durum tamamen normal olup doktora bilgi vererek pansuman yapılarak oluşabilecek sağlık sorunları önlenmiş olunur.

Kanal Tedavisinden Sonra Ne Yapılmalı?

Tedaviden sonra bir kaç gün daha ağrılar olacaktır. Geçici bir ağrıdır ancak geçmez ise doktora başvurulması gerekir. Tedavi gören dişler canlılığını yitirdiği için esnekliği azalır ve kırılma riski çok yüksektir. Bu nedenle daha dikkatli olmak gerekir. Eğer ki uzun vadede kullanmak isteniyorsa.

Devamını Oku

Porselen Laminantlar

Estetik diş hekimliği uygulamaları, CAD-CAM sistemlerinin sanayideki evriminin ardından diş hekimliğinde kullanılmaya başlamasıyla giderek büyüyen bir gelişim gösterdi. Son yıllarda CAD-CAM’in tam seramik plaketlerden protez diş üretiminde kullanılmaya başlanması ile hastaların dişleri ile birebir uyumlu ve son derece doğal görünüme yakın protez dişler üretilmeye başlandı.

Seramik Kaplamalar

empress-kaplamalar

CAD-CAM ile birlikte diş hekimliğinde uygulanmaya başlayan tam seramik protezlerin en önemli uygulamalarından bir tanesi de ön dişlere uygulanan ve estetik olarak mükemmel sonuçlar veren Seramik Laminalar olarak dikkati çekiyor. İlk etapta sahne ve basın önünde yer alan kişilere uygulanmaya başlayan ve oldukça maliyetli olan bu uygulamalar bugün artık pek çok ilde rahatlıkla uygulanabilen önceki dönemlere göre biraz daha ekonomik hale gelen uygulamalar olarak dikkati çekiyor.

Porselen laminalar, dişin yapısındaki mine yüzeyinde 0,3-0,7 milimetrelik aşındırmalar ile hazırlanan oldukça ince yapıda olan seramik protezlerdir. Dişlerin yalnızca görünen yüzünde yapılan minimal aşındırmalar ile hazırlanan seramik laminalar, küçük çapraşıklıkların tedavilerinde ve beyazlatma tedavisinin yüzde yüz sonuç vermediği renklenmelerde oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.

Diğer porselen uygulamalarına oranla sağlıklı dişlerde çok daha az madde kaybı oluşturulması, sadece mine düzeyinde olması, kolay uygulanabilirliği, hasta konforunun üst düzeyde olması ve beklentilerinin çok iyi derecede karşılanabilmesi gibi avantajları nedeniyle seramik laminalar bugün için diş hekimliğinde uygulanan en estetik uygulamaların başında gelmektedir.

Porselen laminalar, ön bölgede minimal düzeyde çapraşıklı olan bireylerde, dişlerinin genel estetik görünümünü beğenmeyen veya renklenmelerinden şikayetçi olan hastalarda, dişler arasında diastema olarak tabir edilen aralanmaların görüldüğü vakalarda, ön dişlerde meydana gelen aşınma ve kırıkların tedavisinde veya daha önce diş eksiliği bulunmayan porselen diş uygulanmış bireylerde güvenle uygulanabilir.

Seramik laminalar, çoğu zaman kısa süren bir ağız içi hazırlığın ardından alınan ölçüyü takip eden 5-6 günlük süreç içerisinde ağızda uygulanabilen hasta konforunun üst düzeyde olduğu estetik uygulamalardır. Hastanın dişlerinde hassasiyet bulunmaması durumunda anesteziye dahi gerek duyulmayacak bir uygulama olarak dikkati çeken seramik laminalar, istenilen renk ve kalınlıkta üretilebilen, bugün CAD-CAM sistemlerinin üst düzeyde birebir uyum sağlaması sayesinde uzun yıllar kullanılabilen diş hekimliği uygulamalarıdır.

Devamını Oku

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

kanal tedavisi nasıl yapılır

kanal tedavisi nasıl yapılır

Kanal tedavilerinde asıl amaç dişin içerisinde bulunan enfekte dokunun tamamen uzaklaştırılması ve boşaltılan bölgenin dezenfeksiyonunun sağlanmasıdır. Bu nedenle öncelikle dişin üzerindeki çürük doku varsa temizlenir ve dişin içinde bulunan pulpa dokusuna ulaşılır. Dişin içerisinde bulunan pulpa dokusu kök kanallarıyla birlikte tamamen uzaklaştırıldıktan sonra dişin içerisinde dolguya ve dezenfektan maddelere uygun bir şekillendirme yapılarak kanal içinin dezenfeksiyonu sağlanır. Dezenfeksiyonun uzun dönemde kontrolü ve diş çevre dokularının da iyileşmesinin sağlanması amacıyla diş geçici dolgu ile kapatılarak bir süre bekletilir. Beklenen süreç sonucunda hastanın şikayetleri giderilmişse ve dişte bulunan iltihapta herhangibir nüks belirtisi yoksa dişte boşaltılan kök kanalları ve pulpa odası doku dostu dolgu materyalleri ile doldurulur.

KANAL TEDAVİLİ DİŞLERDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Kanal tedavisi yapılmış dişler iyi bakılmaları durumunda bir ömür boyu ağızda kalabilirler. Bu dişlerin ağızda bulunan canlı dişlerden en önemli farkları artık içlerinde bulunan canlı pulpa dokusunun bulunmayışıdır. Bu durum dişlerde, canlı dişlere oranla daha kırılgan bir yapıya sahip olmalarına ve renk değişimlerine yol açar. Özellikle estetik açıdan önemli olan kesici dişlerin kanal tedavilerinden sonra devital diş beyazlatma tedavileri önerilmektedir.

Devamını Oku
kanal tedavisi

Kanal Tedavisi Nedir?

Kanal tedavisi, temelde dişin içerisinde bulunan damar ve sinir paketini içeren pulpa odası ve kök kanalı içerisindeki enfekte olmuş pulpa dokusunun çıkarılarak yerine doku dostu dolgu maddeleriyle dolgu yapılması işlemidir.

 

Kanal tedavileri, pulpanın iltihaplandığı veya enfekte olduğu durumlarda yapılır. Çoğunlukla dişlerde oluşan büyük ve geniş çürüklerden kaynaklanan pulpa enfeksiyonları, periodontal hastalıklar sonucu da oluşabilir. Uzun süreli periodontal hastalıklar, kronik diş eti problemleri nedeniyle pulpa enfekte olabilir.

 

Pulpa, bazı durumlarda dişte hiçbir çürük oluşmamasına rağmen de iltihaplanabilir. Diş dizisindeki değişimlere ve diş sayısındaki azalmalara bağlı olarak bazı dişlere aşırı kuvvet gelmesi sonucunda bu dişlerde oluşan mikrotravmalar sonucunda pulpa iltihabı görülür.

 

kanal tedavisi nasıl yapılır

kanal tedavisi nasıl yapılır

Dişlerde oluşan pulpa iltihabı, soğuk ve sıcak yiyeceklerin tüketilmesi sırasında aşırı hassasiyet oluşması, hastanın o dişinin üzerine bastığında ağrı başlaması gibi etkene dayalı ağrılarla karakterize olabileceği gibi iltihabın bulunduğu dişte spontan bir şekilde oluşan ve kendiliğinden kaybolan ağrılarla da kendini gösterebilir. Pulpa iltihabının bir sonraki evresi ise dental abselerdir. Diş abseleri aslında pulpada meydana gelen enfeksiyon veya iltihaplanmanın çene kemiği içerisine yayılması sonucu oluşur ve bu yayılma sırasında şiddetli ağrı meydana gelir. Dental abselerin en önemli belirtisi ağrı, ilgili diş etrafında sert şişlik oluşması ve hastanın dişlerini birbirine değdirdiğinde iltihaplanan dişinde şiddetli ağrı hissetmesi olarak tanımlanabilir.

Devamını Oku

Estetik Diş Hekimliği

gülüş tasarımı

gülüş tasarımı

İnsanların gündelik yaşamında en çok dikkat edilen yerlerinden biri şüphesiz ki ağız yapıları ve dişleri. Estetik diş hekimliği, bireyin dişlerinin doğru şekilde diziliminden simetrisine kadar estetik olarak dişlerimizin ve ağzımızın görünümüyle ilgilenen diş hekimliği kolu olarak tanımlanabilir.

 

Bireyin ağız içi estetiğinin sağlanması, kişinin özgüvenini arttıracağı gibi sosyal yaşamdaki ilişkilerinde diğer insanlarla daha rahat iletişime geçmesini sağlayacaktır.

 

Denizli Estetik Diş Kliniğimiz, ağızda yer alan çürük, çapraşık, renklenmiş, kırık, aralıklı dizilen dişlerle olduğu kadar kapanış ve simetri bozukluklarıyla da ilgilenir. Kırık veya gülüş estetiğini doğrudan etkileyen diş kaybı, renklenme gibi durumlarda dental protezler ile estetik problemler aşılabilir. Bu problemlerin tedavilerinde metal destekli seramik protezler, zirkonyum altyapılı protezler, tam seramik protezler veya dental laminalar uygulanabilir.

 

Denizli Diş Hekiminiz Ayrıca hastanın ağzındaki problemlerin daha küçük çaplı olarak tedavi edilebileceği durumlarda kompozit dolgular, ortodontik tedaviler ve lazer uygulamaları ile de estetik bir görünüm sağlanabilir. Bugün için estetik diş hekimliğinde gelinen en son uygulamalardan biri tam seramik kuronlardır.

 

Estetik diş hekimliğinde dişlerin formu, rengi ve dizilimi olduğu kadar diş etlerinin şekli ve renkleri de oldukça önemlidir. Mevcut olan dişeti problemleri çözülmediği takdirde hem dişlerin hem de ağzın genel sağlığını etkileyebileceği gibi estetik problemleri de beraberinde getirir. Bu tip dişeti veya diş çevre dokularından kaynaklanan rahatsızlıkların önüne geçmek amacıyla dermatoloji, periodontoloji veya plastik cerrahi uzmanlarından destek alınabilir. Denizli Diş hekimi Dr. Ali ÇOMUT’ un bu uzmanlık dallarıyla birlikte çalışması sonucunda bugün estetik diş hekimliğinde mükemmel çalışmalara imza atılmaktadır.

 

GÜLÜŞ ESTETİĞİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Hastanın genel diş yapısı, rengi, dizilimi, yaşı, cinsiyeti, ten rengi ve diş rengi uyumu, sigara, alkol gibi ağız sağlığına olumsuz etkileri olan alışkanlıklarının bulunması gibi çok sayıda faktör gülüş estetiğini etkilemektedir.

 

Diş yapısı kadınlarda daha yuvarlak hatlı olmakla birlikte, erkeklerde bu durumda daha sert çizgilere sahip dişler olarak kendisini gösterir. Yapılan restorasyonlar ve protezlerde bu durum dikkate alınmalı, hastanın beklentileri doğrultusunda hastalar hekim tarafından yönlendirilmelidir.

 

Gülüş estetiğinde en önemli belirleyici faktörler, alt ve üst çeneler arasında yatay düzlem uyumluluğu, uygun ve simetrik diş dizilimi, çeneler arasında uygun kapanış ilişkisi, dişlerin renkleri ve formları, dişlerin boyları ve dudak ile olan ilişkileri, diş etlerinin görünme miktarı, rengi ve formu, orta hattın burun septumu ve genel yüz hatlarıyla uyumlu ve doğru konumda yerleşmiş olması gibi faktörler sayılabilir.

Devamını Oku

DİŞETİ HASTALIKLARI

Dişetleri vücudumuzun belki de en hassas yumuşak dokusu olarak tabir edilebilirler. Sistemik rahatsızlıklardan genel vücut enfeksiyonlarına kadar pek çok faktörün tükrük içeriğini etkilemesi, ağız ortamının her türlü yabancı etkenden kolayca etkilenebilmesi nedeniyle dişetleri vücutta en çok etkene maruz kalan bölgelerimizden biridir.

 

diş eti hastalıkları

diş eti hastalıkları

Dişetlerinin en yaygın ve bilinen hastalığı dişeti iltihabı yani gingivitistir. Gingivitiste en belirgin özellikler, dişetlerinde yaygın kanama, kızarıklık ve ödemdir. Gingivitis, hatalı yapılmış protezlerin kenarlarının dişeti ile olması gereken uyumlulukta olmaması, ağız hijyeninin yeterli olmaması, sigara ve alkol tüketimi, diş ipi yerine kürdan kullanlması gibi kötü alışkanlıklar nedeniyle ortaya çıkan ve neredeyse tüm toplumun yüzde 80’inde görülen yaygın bir dişeti rahatsızlığıdır.

 

Gingivitis, uzun süreli olarak tedavi edilmezde kronik bir hal alır. İlerleyen dönemde ağız hijyeninin sağlanmaması gibi nedenlerle diş yüzeyinde yaygın diş taşı birikimi nedeniyle gingivitis daha geniş bir alanı kapsayan periodontitise dönüşebilir. Periodontitis, dişetiyle birlikte dişi çevreleyen tüm sert ve yumuşak dokuları kapsayan önemli bir hastalıktır. Periodontitiste oluşan diş eti çekilmesini dişi çevreleyen alveol kemiğin rezorpsiyonu yani erimesi takip eder.

 

Bu tür durumlarda tedavi edilmeyen gingivitis ve periodontitis, ilerleyen süreç ile birlikte diş destek dokularının kaybına yol açarak ağızdaki dişlerin desteksiz kalmalarına, sallanmalarına ve hatta kaybına yol açar.

 

Gingivitis ve periodontitis için pek çok etken rol oynamakla birlikte bu hastalıkların en önemli sebeplerinin başında sigara tüketimi, ağız hijyenine uygun olmayan dolgu veya protezler ile hastanın genel ağız bakım alışkanlığını sürdürememesi gibi nedenler gelmektedir.

 

Ayrıca bu hastalıkların gelişmesinde hastanın genel sistemik durumunu etkileyen diabet, otoimmün hastalıklar, gebelik gibi hormonal değişimlere neden olan durumlar ve kullanılan ilaçlar da etkilidir.

 

Genellikle tek bir etkenden kaynaklanmayan gingivitis ve periodontitis, hastaların hekim tarafından doğru motive edilmeleri, genel sistemik etkenlerin belirlenmesi ve ağız içi etkenlerin belirlenerek elimine edilmesi ile tedavi edilebilen hastalıklardır.

Devamını Oku